Waltraud Hanopulos

Waltraud aşkından dolayı Türkiye'ye gider. Basile Hanopulos ile tanıştığında 29 yaşındadır. Bir yıl sonra, 1955'te artık evlidir ve İstanbul’da yaşıyordur.

Braunschweig arrowİstanbul

Nice’teki karşılaşma

Waltraud aşkının peşinden İstanbul’a gider. İstanbullu bir Rum olan Basile Hanopulos ile Güney Fransa’daki dil öğrenmek amaçlı bir gezide tanıştığında 29 yaşındadır. Waltraud Aşağı Saksonya’da bulunan Braunschweig’ta bir öğretmendir. Çocukluğu ve gençliği nasyonal sosyalizm yıllarında geçer. Ailesi Rum Ortodoks azınlığından olan Basile ise İstanbul’da bir Fransız okulunda öğretmendir. Beraber Fransa’da üç güzel hafta geçirir, biraz flört eder ve birbirlerine yazmaya söz vererek ayrılırlar. Bu sözlerini de tutarlar. Önceleri bir kaç haftada bir, kısa bir süre sonra ise her gün yazışırlar. 1955 yazında da Waltraud İstanbul’a ilk yolculuğunu gerçekleştirir.

 

Büyük karar

Waltraud Türkiye’ye varana kadar günlerce Yugoslavya ve Yunanistan’da trenle ilerler. Basile ona kendi İstanbul’unu gösterir; Avrupa ve Anadolu yakasını, Boğaziçi’ni, kiliseleri, camileri… Waltraud, çoğu şey ona yabancı olsa da, bu büyük ve hayat dolu şehirden çok etkilenir. Ülke hakkında çok az şey biliyor, tek kelime Türkçe konuşamıyordur. Bunlara rağmen Türkiye’ye Basile’nin yanına gitmeye karar verir. Almanya’daki memuriyetinden vazgeçer ve memleketi Braunschweig’a sadece bir kaç hafta için döner. 1955 yılında Hannover’den İstanbul’a giden trene biner. Arkadaşları ve ailesi onunla vedalaşmak için tren istasyonundadır. Waltraud artık sadece ziyaret için Almanya’ya dönecektir.

 

Boğaziçi’nde kurulan aile

Waltraud ve Basile 1955 Kasımında İstanbul’da evlenirler. Küçük kiralık evlerinde ilk defa beraberce Noel kutlarlar. Hem Ortodoks ya da Protestan mezheplerinin Hristiyan bayramlarını hem de Müslüman arkadaş ve tanıdıklarının bayramlarını kutlarlar. Waltraud İstanbul’da çok mutludur. Çocukluğundan beri deniz kıyısında yaşamak istiyordur. Şimdi ise Boğaziçi’ndedir ve yazları bolca denize girebilmektedir. O yıllarda Türkiye’deki günlük yasam aynen Almanya’daki gibidir, sadece çoğu zaman daha zorludur. Örneğin şeker, et, kahve gibi gıda maddeleri çok sınırlıdır, elektrikler çok sık, bazen de günlerce sular kesilmektedir.

 

Memleket? İstanbul!

1956 yılında kızları İris, üç yıl sonra da Diana dünyaya gelir. Çocuklar dört dille büyürler. Annelerinden Almancayı, babalarından Rumcayı, ailede konuşulan Fransızcayı ve dışarıda da Türkçeyi öğrenirler. Basile bir Fransız okulunda öğretmenliğe devam eder, Waltraud da çeşitli okullarda dil öğretmenliği yaptıktan sonra 32 yıl öğretmen olarak görev yapacağı Amerikan Lisesinde çalışmaya baslar. Hanopulos ailesi mutlu yıllar geçirirler: İstanbul’da birçok arkadaşları vardır, Almanya’dan tekrar tekrar misafirleri gelir, deniz kıyısında geziler yaparlar. Aile yaşamlarındaki bu uyuma rağmen Türkiye’deki politik yasam oldukça karışıktır. Birçok askeri darbe olur, sokağa çıkma yasakları konur, gösterilerde birçok kişi ölür ve tutuklanır.

İris de bu Yüzden 1975 yılında liseyi bitirdikten sonra üniversite öğrenimi için Almanya’ya gider. Kardeşi Diana da üniversite öğrenimi için Almanya’ya tercih eder. Bugün İris doktor, Diana ise tiyatro pedagoğudur. İki kardeş hala Almanya’da yaşıyor ve aralarında Türkçe konuşuyorlar. Basile 2011 yılında öldü. Waltraud Hanopulos ise ailesinin İstanbul’da kalan son üyesi olarak kızlarının memleketinde yaşıyor.