Leon Veissid

Leon 1903 yılında küçük bir çocuk olarak Konstantiniye'den Berlin'e gider. Veissidler 1938 sonunda Berlin'den ayrılırlar. Leon Veissid ailesiyle 1941 yılında New York'a varmadan önceki iki yılı Küba’da geçirirler.

Konstantiniyearrow Berlin arrow New York

Kökler

Leon Veissid sadece çok kısa bir süre doğduğu ülkede kalmış olmasına rağmen hayati boyunca kendisini Türk hissetmiştir. Leon 1900 yılında o zamanlar Konstantiniye denilen İstanbul’da doğduğunda, ailesi zaten yüzyıllardır Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşamaktadır. Bir ağabeyi vardır anne-babası sigara imalathanesi işletmektedir.

Veissidler İstanbul’daki büyük bir Yahudi-Sefarad cemaattendiler. Sefaradların kökleri de İspanya’ya dayanır. Leon’ un ataları İber yarım adasında “Reconquista” denilen geri fetihler nedeniyle terk etmek zorunda kalırlar. O aralar Katolik krallar Mağribîlerden İber yarımadasını geri almışlar ve bölgeyi mümkün olduğu kadar çabuk Hristiyanlaştırmak istemektedirler. Veissidler gibi binlerce Yahudi ve bazı Müslüman aileler de engizisyon denilen eziyetlerden kaçarak Osmanlı İmparatorluğu’na sığındılar.

1903 yılında Veissid ailesi Berlin’e göçmeye karar verirler. Leon o zaman henüz üç yaşındadır. Annesi ve babası Osmanlı İmparatorluğu’nda gittikçe artan bir Yahudi düşmanlığı hisseder ve bu göçle ekonomik durumlarını da iyileştirmeyi umarlar. Berlin’de yine bir sigara imalathanesi kurarlar.

 

Berlin Yılları

Leon daha gençken kendi firmasını kurar. Ortadoğu halılarının alım ve satımını yapar ve oldukça iyi para kazanır. Dükkânı merkezde, bugün Checkpoint Charlie denilen yerdedir. Berlin hayatinin 1920lerdeki altın yıllarının keyfini çıkarır. Smokinle danslara gider, gece kulüplerini gezer. Ayrıca iyi bir sporcudur. Berlin’in çeşitli spor kulüplerinde boks yapar ve futbol oynar. Bunlara rağmen kendini sık sık dışlanmış hisseder. Hem Yahudi hem Türk’tür ve bir de İspanyol kökenlidir. Bunların hepsi de onun için değerlidir. Veissidler Fassanen sokağında sinagoğa giderler. Leon’ un dükkânında da Türk Bayrağı asılıdır. Leon da hayati boyunca Türk vatandaşı olarak kalır. Aile arasında ise Yahudi İspanyolcası konuşulur.

Leon o yıllarda Ailesi Polonya kökenli olan Minka Flaum ile tanışır. Birbirlerine âşık olurlar ve evlenirler. İki oğullarından Garry 1930, Michael ise 1935 yılında doğarlar.

 

Kaçış

Nazilerin 1933 yılında iktidara gelmesinden sonra hayatin Yahudiler için çok zorlaşmasına rağmen Leon önceleri yine de Berlin’de kalabilmeyi umar. Türk pasaportunun onu Nazilerden koruyacağını düşünür. Ama Pogrom denilen Yahudilere toplu saldırı gecesinden sadece bir kaç gün sonra Leon tutuklanır. Yine de çok şanslıdır çünkü bir kaç saat sonra serbest bırakılır. Artık kesin olan bir şey vardır; Veissid ailesi bir kez daha göçmek zorundadır.

1938 yılının sonunda Berlin’i terk edip batıya doğru yol alırlar ve Almanya-Belçika sınırını yürüyerek geçerler. Onları Küba’nın başkenti Havana’ya götürecek gemiye binmeden önce aylarca Antwerp kentinde beklerler. Ve kurtuluşları son anda olur; Antwerp limanından ayrılan bir sonraki gemi St. Louis’dir. Bu gemi acı bir şekilde hem Küba hem de Amerika Birleşik Devleti ve Kanada’nın Yahudi göçmenleri kabul etmemesi ve Avrupa’ya geri dönmek zorunda kalmasıyla ünlenir. Veissidler ise kaçmayı başarırlar. Küba’da iki sene geçirip Amerika’ya geçerler.

 

Yeniden Başlamak

Leon 1941 yılının Aralık ayında ailesiyle beraber New York’a vardığında 41 yaşındadır, 6 dil biliyordur ama bunların arasında İngilizce yoktur. Leon yetişkin bir erkek ve aile babası olarak yine en bastan başlamak zorundadır. Aynı anda birden fazla işte çalışır ve Amerika’da halı ve antika işine girmeden önce elmas kesme alanında çalışır.Ailecek Brooklyn’de yaşarlar. Leon 1989 yılında 89 yaşında ölür.

Leon’un torunlarından biri olan Marco Veissid bugün üç kızı ve karısıyla Brooklyn’de yaşamaktadır. 1997’de o zaman henüz kız arkadaşı olan karışıyla Berlin’e gider. Weissensee’deki mezarlıkta zamanında İstanbul’dan Alman İmparatorluğu’na göç etmiş olan büyükanne ve büyükbabasının kabrini ziyaret ederler. Veissid ailesinin sık sık memleketinden göç etmek zorunda kalan dört nesli burada buluşur. Döngü burada tamamlanır.